Arkadaşlar Merhaba,
Aşağıda Cuma derste konuştuğumuz Batlamyus ile ilgili bir parça ve yedi soru var. Sizden isteğim bu parçayı dikkatli bir şekilde okuyup, bu yedi soruya açık-anlaşılır-detaylı cevaplar vermeniz. Çarşamba akşam 21;00 a kadar cevaplarınızı yazmanız gerekiyor. Sorulara cevap verirken yararlandığınız kaynakları (kitap, dergi, internet adresi, vb.) en alta açık bir şekilde belirtmenizi istiyorum. Hepinize kolaylıklar diliyorum...
BATLAMYUS
(M.S. 85-165)
Hiç
gökyüzüne bakıp korkuyla çığlık attığınız olur mu? Her baktığımızda başka bir
yerde olan büyük sarı bir yuvarlak var yukarıda. Bu yuvarlak birden batar
gözden kaybolur ve ışık saçan binlerce noktacık görünmeye başlar. Gökyüzüne
baktığımızda paniğe kapılmıyorsunuz herhalde. Bu parlak şeylerin ne olduklarını
biliyorsunuz. Ufak ve yakın görünmelerine karşın gerçekte Güneş, Ay ve
yıldızların çok büyük ve çok uzak olduklarını da biliyorsunuz. Ancak bu
bilgileri kendi başınıza edinmediniz. Evren hakkında şimdi bildiğimiz şeyleri
öğrenmek için bilim insanları binlerce yıldır, çoğu kez karmaşık aygıtlar
kullanarak gökyüzünü inceleyip duruyorlar.
Ancak şimdi gökyüzündeki o şekiller hakkında bildiğiniz şeyleri
bir an için unutun ve sonrada sadece eski astronomların kullandıkları –iç
aygıtları- yani, gözlerinizi kullanarak onları inceleyin. Gökyüzüne bakarken
kendinize “yukarıdaki şu nesneler ne acaba? Ne kadar uzaktalar? Ne
büyüklükteler? Dönüyorlar mı yoksa duruyorlar mı?” diye sorun. Sonra da bunları
merak eden herkesin yaptığı gibi şu soruyu sorun kendinize: "bütün
bunların arasında benim yerim ne?”
Eğer her şeyin merkezinde olduğunuzu hissederseniz, böyle
hisseden ilk kişi siz olmayacaksınız. En eski çağlardan yakın diyebileceğimiz
zamanlara kadar insanoğlu, Dünyanın evrenin merkezinde olduğunu ve her şeyin
Dünya'nın çevresinde döndüğünü düşünüyordu. İnsanların böyle düşünmesinin bir
nedeni gözlemlerin bu doğrultuda olmasıydı. Düşünün bir kere, Güneş doğudan
doğup tepemizden geçip batıdan batarken o Dünya çevresinde dönüyormuş gibi
görünüyordu. Dünya ise size ayaklarınızın altında kıpırdanıp dönüyormuş gibi
gelmiyor. İnsanın, Dünya'nın her şeyin merkezi olduğunu düşünmesinin bir başka
nedeni de kendini beğenmişliğidir. Yaşadığımız yerin yaşanılabilecek en önemli
yer, bütün hareket ve heyecanın merkezi olduğuna kendimizi inandırmak kolaydır.
Ancak bu düşünceye bu kadar uzun süre ve bu kadar yaygın biçimde inanılmasın en
önemli nedeni Roma imparatorluğunda yaşayan Batlamyus (Ptolemaios) isimli
bir bilim insanının kendinden önceki düşünürlerin araştırmalarını toparlayıp
üzerine yaptığı çalışmalarıdır.
Düşünceleri pek uzaklara yayılmış çoğu düşünür gibi
Batlamyus'ta doğru zamanda doğru yerde olma şansını yakalamıştı. Bu onun için,
ikinci yüzyılda ve Mısır'daki İskenderiye'de olmak demekti. Büyük roma imparatorluğunun
resmi başşehri Roma olduğu halde o dönemin bütün ünlü ilim ve bilim adamlarının
çalışmak ve fikirlerini paylaşmak için geldikleri yer İskenderiye idi. Kuzey
Afrika sahilindeki bu heyecan verici şehirde Batlamyus Dünya –merkezli evrenin nasıl çalıştığının ayrıntılı bir tablosunu geliştirdi
ve bunu destekleyici bazı bilimsel düşünceler öne sürdü.
Batlamyus'u etkileyen sizinde
hemen yapabileceğiniz bir deneyin sonucuydu: bir taşı bırakmak. Bir taş parçasını elinizden bırakırsanız havada süzülerek
yükselmez, Dünya'ya düşer. Batlamyus
Dünya'daki nesnelerle gökyüzündeki nesnelerin
aynı kuralı izledikleri sonucunu çıkardı. Taşın
hareketi Dünya merkezli olduğuna göre gökyüzündeki nesnelerin hareketleri de
Dünya merkezli olmalıydı. Bu
Batlamyus'a Güneş'in, Ay'ın, gezegenlerin ve yıldızların
havada süzülüp Dünya'dan uzaklaşmadıklarını, her gün geri geldiklerini
anımsatıyordu.
Evrenin
ayrıntılı bir betimlemesini yapmak için Batlamyus Mars, Satürn, Jüpiter, Venüs
ve Merkür (o çağda bilinen gezegenler bunlardı) gezegenleri ile yüzden fazla
yıldızın hareketini kaydetti. Yıldızlar Batlamyus'un beklediği gibi, dünya
merkezli çemberler üzerinde hareket ediyorlar, ancak gezegenler, bazen kusursuz
bir çember üzerinde döner gibi görünmüyorlardı. Böylece Batlamyus gezegenlerin,
büyük çemberler üzerinde hareketleri sırasında, "ilmek" denilen küçük
çemberler üzerinde de dönmeleri gerektiği sonucuna vardı.
Batlamyus'un çalışmaları İskenderiye'den bütün roma
imparatorluğuna, ayrıca Arapçaya çevrilip bütün orta doğuya yayıldı. Bu
sonuçlar Hıristiyanlarca da benimsenerek din adamları ve şairler tarafından
bütün Avrupa'ya yayıldı ve bu etki bin yıl sürdü. Bir gök bilimcinin
gözlemlerine tıpatıp uyan, bu kadar yalın bir güzelliği olan ve insanları her şeyin
merkezine oturtan böyle bir evren modeli dünyada yaşayan herkes tarafından
çekici bulunmuştu.
Kendinden sonra gelen bilimciler gökyüzü araştırmalarını
geliştirdikçe gezegenlerin, Batlamyus'un fark etmediği bazı hareketler
yaptıklarını gözlemlediler. Ancak Batlamyus'un modelini dışlamak yerine, eğri
büğrü, kargacık burgacık bir sürü ilavelerle yörüngeleri ayarladılar.
Batlamyus'un modelini korumak uğruna bilim insanları geçen bin yıllık sürede biraz
tavizden kaçınmamışlardı. Ancak ....
“Bilimsel Gaflar Doğruya Giden
Eğri Yolda Serüvenler” (Tübitak yayınları, 1999); Mahmut POLAT, (Doktora tez
çalışması, 2011)
SORU 1: Parça içerisinde hiç olgu, genelleme, hipotez, bilimsel yasa ya da teori var
mıdır?
A-) Varsa bunlarla ilgili örnekleri metin içerisinden
alıntılar yaparak gösteriniz. (Örneğin seçtiğiniz bir cümlenin neden bir teori
olduğunu ya da bilimsel yasa olduğunu düşündüğünüzü açıklayınız.)
B-) Yoksa neden bu parçada hiç bu bilgi türlerinin (olgu, genelleme,
hipotez, teori, yasa) olmadığını açıklayınız.
SORU 2: Sizce Batlamyus’un hazırladığı açıklayıcı tablo
parçanın genelinde öne sürdüğü düşünceler ve açıklamalar sadece kendi zihninin
ürettiği öğelerden mi oluşmaktadır? Bilimsel açıklamaları (teori, hipotez, yasa
gibi) üretmede bilim insanlarının hangi özellikleri ön plana çıkar?
SORU 3: Batlamyus’un bilimsel çalışmalar açısından en büyük şansı neydi? Bilim
insanları neden çalışmalarını başka bilim insanlarına da açmak zorundalar?
SORU 4: Batlamyus öne sürdüğü evren modelini desteklemek için
ne yaptı? Bir bilimsel çalışmanın olgusal deneyler ve sağlam gözlemlerle test
edilmesi gerekir mi? Sizce deneylerin ve gözlemlerin bilimsel çalışmalar için
önemi nedir?
SORU 5: Batlamyus’un Evrene ilişkin modelinin çok uzun
süre (yaklaşık bin yıl) ve birçok yerde geçerliliğini koruyabilmiş olmasının
nedeni ne olabilir?
SORU 6: Batlamyus’un modelinin gözlem verileriyle uyumu ne
düzeyde olmuştur? Sizce bu uyum düzeyi ile bilimsel bir modelin geçerliliği (belli
bir zaman içinde bilim çevrelerince kullanılır olması) arasında nasıl bir ilişkiden
söz edilebilir? Açıklayınız.
SORU 7: Batlamyus ve daha sonraki yıllarda gelen bilim
insanları neden bazı durumlarda evren modeline "ilmek" denilen yeni
yörüngeler ya da farklı unsurlar eklemişlerdir? Bu model neden tamamen terk
edilmemiş ve onu kurtarmak adına bazı tavizler verilmiştir? Açıklayınız.